Bana sık sık sorarlar: “Neden kelebeklerin peşinden koşup durursun, onlarda ne buluyorsun?” Doğrusu bunun kesin bir cevabı yok. Belki de şu kısa dünya hayatında her yerde karşımıza çıkan kabalıklardan bir kaçıştır kelebekler. Narin, hassas, zarif duruşlarındaki o görünmez sırdır beni kendine çeken. Kim bilir…
Neden Kelebekler?
Kelebekler, besin zincirinin önemli bir halkası olan çiçeklerde tozlaşmayı sağlayarak yaşam döngüsünün kritik bir aşamasında rol oynarlar. Bu durum, kelebeklerin olmadığı bir dünyada bazı bitki türlerinin de var olamayacağı anlamına gelir. Sağlıklı bir ekosistemin göstergelerinden biri olan kelebekler, çevresel değişimlere karşı erken uyarı sistemi gibi işlev görür. “Türkiye’nin Kelebekleri” kitabının yazarı Prof. Dr. Ahmet Baytaş bu ilişkiyi şu sözlerle ifade eder:
Dolayısıyla kelebeklerin varlığı, yalnızca estetik bir zenginlik değil; aynı zamanda ekolojik sağlığın göstergesidir.
Kelebeğin Yaşam Döngüsü ve Ömrü
Kelebekler dört evrede gelişimlerini tamamlar: yumurta, tırtıl, koza (pupa) ve ergin kelebek.
Toplumda yaygın olan “Kelebekler bir gün yaşar” inanışı doğru değildir. Türlere göre değişmekle birlikte çoğu kelebek 1–2 hafta yaşar. Bazı türlerin ömrü daha kısa, bazılarının ise oldukça uzundur.
Maviler ve bakırlar (Lycenidae) genellikle kısa ömürlüdür. Fırçaayaklar (Nymphalidae) ailesi üyeleri ise daha uzun süre yaşayabilir. Örneğin Sarı Bantlı Kadife olarak bilinen tür yaklaşık 10 ay yaşayabilmektedir.
Bazı türler kış uykusuna yatar ya da göç eder. Yusufeli’nde görülebilen diken kelebeği (Vanessa cardui), mayıs–haziran aylarında Kuzey Avrupa ve Akdeniz havzasından bölgeye göç eder.
Kelebekler tam başkalaşım (holometabol) geçirir ve iki kritik ara evreleri vardır:
Tırtıl (larva) evresi:
Yumurtadan çıkan tırtılın temel görevi beslenmek ve büyümektir. Yapraklarla yoğun şekilde beslenir, birkaç kez deri değiştirir ve kısa sürede kütlesini katlayarak artırır.
Pupa (koza/krizalit) evresi:
Tırtıl, kendini sabitleyip pupa hâline geçer. Dışarıdan hareketsiz görünse de içeride yoğun bir biyolojik dönüşüm gerçekleşir; ergin kelebek organları yeniden yapılandırılır.
Doğanın Devamı: Çiftleşme
Kelebekler için en kritik süreçlerden biri olan çiftleşme, türün devamlılığı için Yusufeli yaylalarında sıkça gözlemlenebilir. Bu anları belgelemek, doğanın en saf hallerinden birine tanıklık etmektir.
Beslenme ve Davranış Özellikleri
Kelebeklerin ayaklarında tat alma reseptörleri bulunur. Bu sayede kondukları bitkinin uygun olup olmadığını anlayabilirler. Çiçek nektarını emmeye yarayan uzun hortum şeklindeki dilleri, kullanılmadığında sarmal biçimde kıvrılır.
Dişi kelebekler yumurtalarını bırakmadan önce tırtıllar için uygun konukçu bitkiyi dikkatle seçer. Çünkü tırtıl yumurtadan çıktığında besinini hemen bulmak zorundadır. Kelebeklerin yaşam süresi kısa olduğu için zaman kaybına tahammülleri yoktur.
Vücut sıcaklıkları 30°C’nin üzerine çıkmadan aktif hale gelemezler. Bu nedenle sabah saatlerinde hareketsiz görülebilirler.
Yaşam Alanları
Kelebekler;
- Bol çiçekli akarsu kenarlarında
- Geniş mera ve çayırlıklarda
- Makilik alanlarda
- Yüksek dağ çayırlarında
- Nemli ve mineralli topraklarda
yoğun olarak görülür. Özellikle Yusufeli Yaylalar Köyü Olgunlar Mahallesi çevresi, tür çeşitliliği açısından dikkat çekicidir. Erkek kelebekler üreme döneminde ihtiyaç duydukları mineralleri çamurlu ve nemli topraklardan temin ederler.
Yusufeli Neden Bu Kadar Zengin?
Yusufeli’nin kendine özgü mikrokliması ve zengin bitki örtüsü, kelebekler için hem nektar hem de konukçu bitki çeşitliliği sağlar.
Geleneksel yöntemlerle yapılan orak ve tırpanla ot biçme ile kontrollü hayvan otlatma, bitki çeşitliliğini artırarak kelebekler için ideal habitat oluşturur. Modern yoğun tarımın aksine bu yöntemler doğal dengeyi korur.
Gözlemini Yaptığım Alanlar
- Altıparmak
- Yaylalar
- Ormandibi
- Boyalı
- Balalan
- Serinsu
Türkiye’de yaklaşık 410 kelebek türü bulunduğu kabul edilmektedir. Bunun yaklaşık 200 türü Yusufeli bölgesinde kayıt altına alınmıştır. Bu oran, bölgenin biyolojik çeşitlilik açısından olağanüstü önemini ortaya koymaktadır.
Endemik ve Nadir Türler
Sadece Çoruh Havzası’nda yaşayan bazı türler şunlardır:
- Colias caucasica
- Polyommatus artvinensis
- Polyommatus merhaba
Ayrıca Türkiye’de nadir görülen birçok tür de bölgede yaşamaktadır. Bu durum Yusufeli’ni yalnızca ulusal değil, uluslararası ölçekte önemli bir gözlem alanı haline getirmektedir.























Tehditler
Yusufeli bölgesindeki kelebek popülasyonunu tehdit eden başlıca unsurlar şunlardır:
- Baraj ve HES projeleri
- Küresel iklim değişikliği
- Tarım kimyasalları
- Geleneksel otlatma sisteminin terk edilmesi
Özellikle su rejimine müdahale, mikroklimayı ve vejetasyonu değiştirerek özelleşmiş türleri risk altına sokmaktadır.
Kelebek Kaçakçılığı
Son yıllarda bölgede kelebek kaçakçılığı vakalarında artış gözlenmiştir. Yabancı uyruklu kaçakçıların binlerce kelebekle yakalandığı olaylar basına yansımıştır.
Endemik türlerin ticari amaçla toplanması, geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabilir. Bu nedenle şüpheli durumlarda ilgili güvenlik birimlerine bildirim yapılması önemlidir.
Kelebekler Nasıl Fotoğraflanır?
Kelebek fotoğrafçılığı, yalnızca teknik bilgi değil; sabır, dikkat ve doğaya saygı gerektiren bir süreçtir. Başarılı bir kare için aşağıdaki hususlar önemlidir:
1. Koku Kullanımından Kaçının
Fotoğraf çekimine giderken parfüm, deodorant veya yoğun kokulu ürünler kullanılmamalıdır. Kelebekler çevresel değişimlere karşı oldukça hassastır. Yapay kokular onların davranışlarını etkileyebilir ve doğal pozlarını bozabilir.
2. Doğru Zamanı Seçin
En verimli saatler sabah erken saatler ve ikindiden sonraki zaman dilimidir. Sabahın serinliğinde vücut ısıları henüz yükselmemiş olduğu için daha hareketsizdirler. Akşamüstü ise beslenme ve dinlenme davranışları daha sık gözlemlenir.
3. Davranışı Gözlemleyin ve Sessiz Yaklaşın
Kelebeğin beslenme ya da dinlenme anı beklenmelidir. Ani hareketlerden ve gürültüden kaçınılmalı, mümkünse arkadan ve yavaş adımlarla yaklaşılmalıdır. Amaç, doğal davranışını kesintiye uğratmadan kadraj oluşturmaktır.
4. Sabırlı Olun
Kelebek fotoğrafçılığında aceleye yer yoktur. İyi kare çoğu zaman bekleyenin olur. Sabır, doğru anı yakalamanın temel şartıdır. Aceleci davranmak hem çekimi hem de gözlem sürecini olumsuz etkiler.
5. Netliği Gözde Toplayın
Makro fotoğrafçılıkta en kritik nokta netleme alanıdır. Kelebek fotoğraflarında odak noktası mutlaka göz olmalıdır. Göz net değilse fotoğraf teknik olarak zayıf kabul edilir.
6. Uygun Ekipman Kullanın
Makro çekime uygun ekipman tercih edilmelidir. Tercihen makro lens kullanılmalı; yakın netleme mesafesi, keskinlik ve alan derinliği kontrolü sağlanmalıdır. Gerekirse tripod veya monopod desteği de düşünülebilir.
Sonuç
Yusufeli bir yer adı olmaktan fazlasıdır; dağlarıyla, dereleriyle, çayırlarıyla canlı bir bütündür. Bu bütünün en narin işaretlerinden biri kelebeklerdir.
Bir bölgede kelebeklerin azalması, ekolojik sistemdeki ters gidişin en açık habercisidir; çünkü kelebekler yalnızca çiçekler arasında dolaşan zarif canlılar değil, aynı zamanda toprağın, suyun ve bitki örtüsünün sağlığını yansıtan hassas göstergelerdir. Onların sayısındaki düşüş, çoğu zaman habitat kaybının, kimyasal baskının ya da iklim dengesindeki bozulmanın ilk işaretidir. Renkler solmadan önce denge sarsılır; kelebekler de bunu sessizce haber verir.
Yaklaşık iki yüz türün yaşadığı bu topraklarda denge kendiliğinden sürmez. Bir yanlış müdahale, bir dikkatsizlik, bir türün sessizce çekilmesine yetebilir. Oysa bir kelebek kaybolduğunda yalnızca bir canlı değil, ona bağlı bir çayır, bir bitki, bir alışkanlık da eksilir.
Kelebekleri korumak biraz da memleketin hatırını korumaktır.
“Pepela”nın peşine düşmek meraktan çok, vefadır".